top of page
Ara

Bazı insanlar neden karamsarlıktan hoşlanır ve beslenir?

  • Simay Ahi
  • 5 Oca
  • 3 dakikada okunur

Bazı insanların karamsarlıkla daha güçlü bir bağ kurmaları ve bu karamsarlıktan beslenmeleri, bir dizi psikolojik, duygusal ve çevresel faktöre dayanabilir. Karamsarlık, genel olarak olumsuz düşünceler ve gelecek hakkında umutsuz bir bakış açısı geliştirmeyi ifade eder. Ancak, bazı insanlar bu karamsarlığı bir tür psikolojik mekanizma olarak kullanabilirler. İşte bunun nedenleri:



1. Kontrol Hissi ve Hazırlıklı Olma Arzusu:

Bazı insanlar, olumsuz olayları önceden tahmin etmek ve olası kötü durumlara hazırlıklı olmak için karamsar bir bakış açısına sahip olurlar. Bu, onları olumsuz bir durumda daha güçlü ve kontrollü hissettirir. Geleceği karamsar bir şekilde düşünmek, olası kötü sonuçlar için hazırlık yapmalarına olanak tanır. Bu tür bir hazırlıklı olma durumu, bazen bir güvence hissi sağlayabilir. Yani, kötü bir şey olursa, bu insan daha önce bunu beklemiş olduğundan, olaya daha az şaşırır ve daha kolay başa çıkabilir.



2. Düşünce Alışkanlıkları ve Nörotizm (Neuroticism):

Psikolojik araştırmalar, nörotizm adı verilen bir kişilik özelliği ile karamsarlık arasında güçlü bir ilişki olduğunu gösteriyor. Nörotik kişilik özelliklerine sahip bireyler, genellikle kaygı, stres ve duygusal dengesizliklere daha duyarlıdır. Bu kişiler, olumsuz düşünce biçimlerine eğilimli olabilirler ve olayları genellikle daha karamsar bir şekilde değerlendirebilirler. Bu tür bireyler, duygusal stres yaşadıklarında, düşüncelerini negatif yönde daha kolay şekillendirebilirler.


3. Olumsuz Deneyimler ve Travma:

Geçmişte olumsuz deneyimler ve travmalar yaşamış insanlar, geleceğe karşı karamsar bir bakış açısı geliştirebilirler. Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi durumlar, kişinin dünyayı ve geleceği olumsuz bir şekilde algılamasına yol açabilir. Bu kişiler, geçmişteki zorluklardan veya acılardan korunma amacıyla geleceği kötü bir şekilde değerlendirebilirler. Karamsarlık, bazen bir tür savunma mekanizması olarak ortaya çıkar, çünkü kişi geçmişte yaşadığı acıları yeniden yaşamak istemez.


4. Güçlü Duygusal Tepkiler ve Kendisini Göstermeye Çalışma:

Bazı insanlar, çevrelerinden daha fazla ilgi görmek ya da duygusal anlamda daha fazla dikkat çekmek amacıyla karamsar olabilirler. Karamsar bir tutum, başkalarının empati yapmasına, yardım etmeye çalışmasına veya daha çok ilgilenmesine yol açabilir. Bu, özellikle içsel olarak yalnız ya da terkedilmiş hisseden kişilerde görülebilir. Karamsarlık, bazen duygusal bir çağrı gibi işlev görebilir; kişi, başkalarından daha fazla ilgi ve destek almak için karamsar düşünceleri paylaşabilir.


5. Kontrolsüzlük Hissi ve Depresyon:

Depresyon, karamsarlıkla doğrudan ilişkilidir. Depresif kişiler, olumsuz düşünce kalıpları içinde sıkışıp kalabilirler ve genellikle kendilerini çaresiz ve umutsuz hissederler. Bu durum, beynin negatif düşüncelerle ilgili yollarını güçlendirebilir. Depresyonun getirdiği karamsarlık, kişiyi daha fazla olumsuz düşünceye yönlendirebilir. Bu durum, kişiyi negatif bir döngüye sokar, çünkü kişi ne kadar daha fazla karamsar düşünse, o kadar daha depresif hisseder.

6. Toplumsal ve Kültürel Etkiler:

Bazı kültürlerde, karamsarlık ya da kötümserlik bir tür "realizm" olarak kabul edilebilir ve bu, kişinin çevresindeki insanlarla ilişki kurma biçimini etkileyebilir. Toplumsal normlar ve kültürel değerler, bireylerin dünya görüşlerini şekillendirir. Eğer bir kişi büyüdüğü toplumda karamsar bir bakış açısının yaygın olduğunu gözlemlemişse, bu kişi de karamsar bir bakış açısını içselleştirebilir.


7. Varoluşsal Kaygı ve Anlam Arayışı:

Bazı insanlar, hayatın anlamı ve evrensel gerçeklik üzerine düşünürken varoluşsal kaygılar geliştirirler. Bu tür kaygılar, bireyin yaşamın geçici doğası ve ölümün kaçınılmazlığıyla yüzleşmesine neden olabilir. Bu düşünceler, daha karamsar bir bakış açısına yol açabilir. İnsanlar bu tür kaygılardan beslenebilirler çünkü evrensel sorulara yanıtlar ararken, dünyayı daha olumsuz bir biçimde görmeye başlarlar.

8. Beynin Negatif Yönelimi (Negativity Bias):

Psikolojide "negativity bias" (negatif eğilim) terimi, insanların olumsuz olayları, durumları ya da düşünceleri, olumlu olanlardan daha fazla dikkate alma eğiliminde olduklarını açıklar. Beynimiz, hayatta kalma içgüdüsüne dayanarak tehlikeleri daha hızlı tespit etme eğilimindedir. Bu nedenle, insanlar genellikle olumsuzluklara odaklanır, çünkü geçmişte hayatta kalabilmek için olumsuz durumlara dikkat etmek önemli olmuştur. Bu, zamanla bir alışkanlık haline gelebilir ve kişi karamsar düşüncelere daha fazla eğilimli olabilir.


9. Bağlılık ve Güvenlik Arayışı:

Bazı insanlar karamsarlıkla beslenirken, bir yandan da güvenlik ve istikrar arayışında olabilirler. Karamsar düşünceler, bu kişilere dünyayı daha tahmin edilebilir ve kontrol edilebilir hale getirebilir. İnsanlar, gelecekte kötü şeylerin olacağına dair inanç geliştirdiklerinde, bu olasılıklara yönelik bir strateji oluşturabilir ve bu sayede kendilerini daha güvence altında hissedebilirler.


Sonuç olarak, karamsarlıktan beslenen insanların davranışları ve düşünce tarzları, kişisel geçmiş, çevresel etkenler ve psikolojik durumlarla derin bir ilişki içindedir. Bazı insanlar karamsar düşüncelerle daha fazla ilişki kurar çünkü bu, onları daha hazırlıklı, duygusal olarak daha güçlü ya da dikkat çekici hissettirebilir. Diğerleri ise bu düşünce tarzını, geçmiş travmalar, depresyon, toplumun etkileri ya da varoluşsal kaygılar gibi daha derin psikolojik ihtiyaçlardan dolayı benimsiyor olabilirler.

 
 
 

Comments


Copyright © 2025 Uzman Klinik Psikolog Simay Ahi. Tüm Hakları Saklıdır.

bottom of page