Blog

Partner seçimimizin ardında çoğu zaman bilinçdışı dinamikler vardır. İçsel ihtiyaçlardan bağlanma stillerine, bu seçimi anlamlandıran yedi temel etken.
Bazen kendimize bu soruyu sormak zor olabilir: "Neden bu partneri seçtim?" Ancak bu soru, ilişkilerde anlamlı bir iç gözlem yapabilmek için önemlidir. İnsanlar partnerlerini hem bilinçli hem bilinçsiz biçimde seçer; çocuklukta yaşadığımız deneyimler, geçmiş ilişkiler, içsel ihtiyaçlar ve değerlerimiz bu seçimde rol oynar.
Çoğu zaman insanlar, çocuklukta ya da önceki ilişkilerinde yeterince tatmin edilmemiş duygusal ihtiyaçlarını gidermek için bir partner seçer. Partnerinizdeki özelliklerin geçmiş deneyimlerinizle nasıl örtüştüğünü incelemek, aynı örüntüleri tekrarlamamak için değerlidir.
Ortak hedefler, benzer değerler ve dünya görüşü sağlıklı bir ilişkinin temel taşlarını oluşturabilir. Yine de her iki tarafın farklılıklarıyla da uyum içinde olabilmesi gerekir.
Çekim bazen fiziksel, bazen psikolojiktir; oksitosin ve dopamin gibi hormonlar bizi bir kişiye bağlayabilir. Ancak kimyasal çekim tek başına yeterli değildir; uzun vadeli uyum ve ortak değerler de önemlidir.
Bazen partneri, öz değerimizi kanıtlamak için seçeriz. İlişki yalnızca dışsal bir onaya dayanıyorsa, sağlıklı sınırlar kurmak zorlaşabilir. İlişkinin sizi olduğunuz halinizle kabul edip etmediğini gözlemlemek önemlidir.
İnsanlar genellikle güven arayışıyla ilişki kurar. Güvenli bağlanma, özellikle geçmişte güvensiz bağlanma stilleriyle büyüyen kişilerde oldukça önemlidir.
Birçok insan, partnerinde eksik olduğunu düşündüğü özellikleri arar. Her iki taraf da bir bütün olmak için çalışmalı; birbirini tamamlamak sağlıklı bir dengenin parçası olmalıdır.
Bazı insanlar yalnızca içsel bir uyum nedeniyle birbirini çeker. "Tamamlama" gereksinimi hissetmeden, birlikteyken kendinizi "evinizde gibi" hissedersiniz.
Sonuç olarak partner seçimi karmaşık bir süreçtir ve birden fazla faktörün etkisindedir. Bu soruyu kendinize sorarak ilişkinin temel dinamiklerini daha iyi anlayabilir, içsel farkındalık kazanabilirsiniz.

Simay Ahi
Klinik Psikolog
Çocuk, ergen ve yetişkinlerle EMDR, Şema Terapi, BDT, Mindfulness ve Sanat Terapisi ekolleriyle çalışıyorum.

Bir şeyleri çok isteyip de parmağını kıpırdatmamak… Dışarıdan tembellik görünen bu pasif duruşun altında yatan derin psikodinamiği inceliyoruz.
Okumaya Devam Et
İnsanın en büyük yanılgılarından biri, sandığının gerçek olduğunu düşünmesidir. Zihnin gerçeği nasıl inşa ettiğine ve sanmaktan görmeye geçişe dair.
Okumaya Devam Et
Bir an dur. Gerçekten dur. Nefes al… İnsanın en çok kaçtığı yer çoğu zaman tam da şimdi ve buradadır. Farkındalığa ve şimdiye kök salmaya dair.
Okumaya Devam Et