Blog

İnsanın en büyük yanılgılarından biri, sandığının gerçek olduğunu düşünmesidir. Zihnin gerçeği nasıl inşa ettiğine ve sanmaktan görmeye geçişe dair.
İnsanın en büyük yanılgılarından biri, sandığının gerçek olduğunu düşünmesidir. Bir düşünce, bir his, bir izlenim… Ne kadar güçlü olursa olsun, "sanmak" ile "bilmek" arasındaki o ince çizgi bazen fark edilmeyecek kadar silikleşir.
Bilişsel psikolojiye göre, "sanmak" bir varsayım üretme mekanizmasıdır. Beyin, eksik bilgiyi tamamlamak için anlam yaratır. Bir çalının arkasında hışırtı duyduğumuzda "bir hayvan var" sanmak, bizi potansiyel tehlikeden korur. Ancak aynı mekanizma, günümüz ilişkilerinde bizi yanıltabilir. Bir mesajın geç gelmesi, bir bakışın yönü, bir sessizlik bile zihnimizde tehdit gibi yorumlanabilir.
Sanmak, sadece düşünsel değil, aynı zamanda duygusal bir süreçtir. Birini yanlış anladığımızda, çoğu zaman aklımızdan çok kalbimiz "sanar". Oysa duygular her zaman gerçeğin göstergesi değildir; onlar zihnimizin geçmiş deneyimlere dayalı yorumlarıdır. Psikodinamik açıdan "sanmak", aktarımın da bir yansıması olabilir: bir başkasına karşı hissettiğimiz öfke, korku ya da sevgi, çoğu zaman geçmişte başka birine ait duyguların bugüne taşınmış halidir.
İlişkilerde "sanmak", iletişimin en sessiz düşmanıdır. Birçok çatışmanın temelinde "Ben öyle sandım" cümlesi yatar. Bir bakışın soğukluğunu ilgisizlik sanmak, sessizliği onay sanmak… Gestalt terapide buna "tamamlanmamış Gestalt" denir: kişi, belirsizlik dayanılmaz geldiği için boşlukları kendi hikayesiyle doldurur.
Terapi süreci, çoğu zaman "sanmayı fark etme" yolculuğudur. Bir şeyi sandığını fark etmek, onu artık sorgulayabilir hale gelmektir — ve bu farkındalık, zihnin özgürleşmeye başladığı andır. Bilinçli farkındalık pratikleri, düşünceleri ve duyguları "gerçek" olarak değil "deneyim" olarak gözlemlemeyi öğretir. Böylece kişi, "sanmak"tan "görmek"e geçer.

Simay Ahi
Klinik Psikolog
Çocuk, ergen ve yetişkinlerle EMDR, Şema Terapi, BDT, Mindfulness ve Sanat Terapisi ekolleriyle çalışıyorum.

Bir şeyleri çok isteyip de parmağını kıpırdatmamak… Dışarıdan tembellik görünen bu pasif duruşun altında yatan derin psikodinamiği inceliyoruz.
Okumaya Devam Et
Bir an dur. Gerçekten dur. Nefes al… İnsanın en çok kaçtığı yer çoğu zaman tam da şimdi ve buradadır. Farkındalığa ve şimdiye kök salmaya dair.
Okumaya Devam Et
Partner seçimimizin ardında çoğu zaman bilinçdışı dinamikler vardır. İçsel ihtiyaçlardan bağlanma stillerine, bu seçimi anlamlandıran yedi temel etken.
Okumaya Devam Et